Laparoskopi, minimal invaziv bir cerrahi prosedürdür. Bu işlemde, cerrah karın bölgesine birkaç küçük kesi yapar ve bu kesilerden birine “laparoskop” adı verilen ince, uzun bir tüp yerleştirir. Laparoskop, ucunda bir kamera ve ışık kaynağı bulunan bir alettir. Kamera, karın içindeki organların görüntülerini bir monitöre ileterek cerrahın iç organları net bir şekilde görmesini sağlar.

Endoskopik laparoskopi, geleneksel açık ameliyatlara göre daha az invazivdir. Bu nedenle hastalar genellikle daha az ağrı hisseder, daha hızlı iyileşir ve hastanede daha kısa süre kalır. Bu yöntem, safra kesesi ameliyatı, apandisit ameliyatı, kist çıkarılması gibi birçok farklı cerrahi prosedürde kullanılabilir.

Laparoskopik cerrahinin avantajları nelerdir?
Açık cerrahiye göre birçok avantajı bulunan bu uygulamanın en önemli özelliği, iyileşme süresinin çok kısa olması ve herhangi bir cerrahi yara izinin kalmamasıdır.

Laparoskopi ameliyatlar minimal invazif yöntem olduğu için, postoperatif ağrı açık ameliyatlara göre daha az olur.

Estetik açıdan sorun yaratmadığı gibi hasta günlük hayatına da hızlı bir şekilde dönebilmektedir. İşe dönme süresi de oldukça kısadır. Hasta 1 hafta sonunda işine rahatlıkla dönebilir. Açık operasyonlarda ise bu süre 2 ila 4 haftayı bulmaktadır.

Laparoskopik cerrahinin bir diğer avantajı ise operasyon sonrasında karın içeresinde operasyona bağlı yapışıklıkların daha az olmasıdır. Dolayısıyla çocuk sahibi olmak isteyen anne adaylarının bu yöntemi tercih etmesi önerilir.

Karın bölgesinde birçok alanın görülebilmesi çok zordur. Laparoskopik cerrahide ise karın içinde gözlemlenmesi zor alanlar kolayca tespit edilir ve tedavi edilebilir.

” Sayfa Bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve Tedavi için doktorunuza başvurunuz”